Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) bünyesinde gerçekleştirilen bilimsel araştırma, erken çocukluk döneminde duygusal farkındalık eğitiminin önemini ortaya koydu. TÜBİTAK 1001 programı tarafından desteklenen çalışmada, çocukların duygularını tanıma ve yönetme becerilerinin geliştirilmesiyle sosyal ilişkilerinde olumlu değişimler yaşandığı tespit edildi.
BUÜ Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nalan Kuru'nun öncülüğünde yürütülen proje, "Erken Çocuklukta Sürdürülebilir Sosyal Duygusal İyi Oluşu Desteklemek İçin Bir Anaokulu Modeli Önerisi (ECSODİM)" adını taşıyor.
Yaklaşık 28 ay süren araştırmada, İngiltere'deki Bath Spa Üniversitesinden Dr. Louise Gilbert uluslararası danışman olarak görev aldı. Çalışmaya üç farklı üniversiteden akademisyenler ve 10 bursiyer de katkı sundu.
168 çocukla dört farklı grupta araştırma yapıldı
Araştırma, dört bağımsız anaokulunda eğitim gören 168 okul öncesi çocuğun katılımıyla gerçekleştirildi. Üç deney ve bir kontrol grubundan oluşan çalışma kapsamında, çocukların sosyal ve duygusal gelişimleri farklı eğitim uygulamaları üzerinden değerlendirildi.
Proje çerçevesinde ebeveynlere ve öğretmenlere yönelik eğitimler de düzenlendi. Hazırlanan programda şu başlıklar ele alındı:
-
Duygu koçluğu 1-2
-
Duygu düzenleme
-
Öz düzenleme
-
Psikolojik sağlamlık
-
Sosyal-duygusal uyum
Çocukların gelişimini desteklemek amacıyla 14 sınıf içi ve 14 ev etkinliği hazırlandı. Öğretmenler ve ebeveynler için ise el kitapları, eğitici videolar ve farklı eğitim materyalleri oluşturuldu.
Çocukların empati ve problem çözme becerileri gelişti
Araştırmanın sonuçlarında, duygusal farkındalık çalışmalarının çocukların günlük yaşamlarına ve okul ortamındaki davranışlarına olumlu yansıdığı görüldü.
Eğitim programlarına katılan çocukların duygularını tanıma ve ifade etme, empati kurma, iletişim geliştirme, problem çözme ve okula uyum becerilerinde ilerleme kaydedildi. Bunun yanında sınıf içerisinde istenmeyen davranışların azaldığı belirlendi.
Çalışma, çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerinin yanı sıra öğrenme süreçlerine katılımlarının ve arkadaşlarıyla kurdukları ilişkilerin de desteklenebileceğini ortaya koydu.
Prof. Dr. Nalan Kuru: Aile ve okul birlikte hareket etmeli
Projenin yürütücüsü Prof. Dr. Nalan Kuru, erken çocukluk döneminin tercih edilmesinin temel nedeninin kişilik gelişiminde bu yılların taşıdığı önem olduğunu söyledi.
Araştırmada 4-6 yaş grubundaki çocuklarla çalıştıklarını belirten Kuru, geliştirilen modelin ilerleyen süreçte ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde de uygulanmasını hedeflediklerini ifade etti.
Çocukların gelişiminde aile, öğretmen ve okul ortamının birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu vurgulayan Kuru, projenin bütüncül yaklaşımının daha hızlı sonuç alınmasını sağladığını belirtti.
Sınıflarda daha sakin ve uyumlu bir ortam oluştu
Eğitim programlarının ardından öğretmenlerden olumlu geri dönüşler aldıklarını aktaran Kuru, uygulamaların sınıf yönetimine de katkı sağladığını dile getirdi.
Kuru, çocukların eğitimlerle desteklenmesi ve okul, öğretmen ve aile arasındaki iletişim dilinin değişmesiyle sınıf ortamında önemli gelişmeler yaşandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Öğretmenlerimizden de projemizin sonunda sınıf yönetimlerinde kendilerini daha iyi hissettikleri, istenmeyen davranışların en aza indiği sınıflarda ve böyle bir durum ortaya çıktığında dahi diğer çocukların müdahalesiyle bir an önce bertaraf edilebildiği, sınıfta daha uyumlu, sakin bir ortam olduğu yönünde geri bildirimleri aldık."
Bursa Uludağ Üniversitesinde yürütülen çalışma, okul öncesi dönemde duygusal farkındalık eğitiminin çocukların hem bireysel gelişimlerine hem de sınıf içindeki sosyal yaşama katkısını ortaya koydu.
#TÜBİTAK #BursaUludağÜniversitesi #Bursa




