Gökbilimciler, dramatik bir sistem kopuşunun ardından galaksiye savrulan Satürn kütleli bu gezegeni ilk kez doğrudan tartmayı başardı.

Yeni bir çalışma, serbestçe dolaşan bu gezegenin hem kütlesinin hem de uzaklığının, aynı anda hem dünyadan hem de uzaydan gözlemlenerek ölçüldüğünü bildirdi.

Bu farklı bakış açılarının birleşimi, normalde ulaşılamayan ayrıntıların belirlenmesini sağladı.

Mikro mercekleme ve gizemli sinyaller

Çoğu gezegen bir veya daha fazla yıldızın yörüngesinde dönerken, bazı dünyaların galakside tek başına seyahat ettiğine dair kanıtlar artıyor.

Bu yalnız nesneler, herhangi bir yıldız ortağına sahip olmadıkları için "serbest dolaşan" veya "başıboş" gezegenler olarak adlandırılıyor. Çok az ışık yaydıkları için gökbilimciler bu gezegenleri genellikle yalnızca yerçekimleri uzak bir arka plan yıldızının ışığını kısa süreliğine büktüğünde ve büyüttüğünde tespit edebiliyor.

Mikro mercekleme adı verilen bu etkinin en büyük dezavantajı, gezegenin ne kadar uzakta olduğunu genellikle ortaya çıkarmamasıdır. Bu durum, gezegenin kütlesini tek başına belirlemeyi zorlaştırmakta ve birçok temel özelliğinin belirsiz kalmasına neden olmaktaydı.

Habib-i Neccar Camii'nde 3 yıl aradan sonra ilk cuma namazı kılındı
Habib-i Neccar Camii'nde 3 yıl aradan sonra ilk cuma namazı kılındı
İçeriği Görüntüle

Dünya ve uzay gözlemevlerinin iş birliği

Subo Dong ve ekibi tarafından yürütülen araştırmada, kısa süreli bir mikro mercekleme olayı sırasında fark edilen bu gezegeni farklı kılan unsur, olayın eş zamanlı olarak gözlemlenmesi oldu. Ekip, yer tabanlı çeşitli anketlerden elde edilen verileri Gaia uzay teleskobundan gelen gözlemlerle birleştirdi.

Işık sinyalinin birbirinden uzak bu konumlara ulaşma süresindeki küçük farklılıklar, bilim insanlarının "mikro mercekleme paralaksını" hesaplamasına olanak tanıdı. Bu ölçüm sayesinde gezegenin hem kütlesi hem de galaksideki konumu belirlendi.

Gezegenin kökeni ve gelecekteki keşifler

Jüpiter'in kütlesinin yaklaşık yüzde 22'sine sahip olan gezegen, Samanyolu'nun merkezinden yaklaşık 3 bin parsek uzaklıkta bulunuyor.

Satürn'e benzer bir kütleye sahip olması nedeniyle araştırmacılar, bu gezegenin küçük bir yıldız gibi kendi başına oluşmak yerine, bir gezegen sisteminin parçası olarak doğduğunu savunuyor. Bilim insanları, bu tür düşük kütleli başıboş gezegenlerin yıldızların etrafında oluştuğunu ve daha sonra diğer gezegenlerle yakınlaşma gibi yerçekimsel bozulmalar nedeniyle yörüngelerinden fırlatıldığını düşünüyor.

Araştırmacılar, özellikle NASA'nın 2027'de fırlatılması planlanan Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu görevi ile bu tür keşiflerin hızlanmasını bekliyor.

Bu çalışmalar, gezegenlerin galaksi genelinde nasıl oluştuğuna dair daha derin bir anlayış sağlayacak.

Uzay Limanı Projesi Türkiye'nin 'uzay vatan' stratejisine güç katacak
Uzay Limanı Projesi Türkiye'nin 'uzay vatan' stratejisine güç katacak
İçeriği Görüntüle

2025, 'Uzayda yalnız mıyız?' sorusuna en çok yaklaştığımız yıl oldu
2025, 'Uzayda yalnız mıyız?' sorusuna en çok yaklaştığımız yıl oldu
İçeriği Görüntüle

Uluslararası Uzay Kongresi profesyonelleri Türkiye'de buluşturacak
Uluslararası Uzay Kongresi profesyonelleri Türkiye'de buluşturacak
İçeriği Görüntüle