Bursa’nın İnegöl ilçesinde yaşayan 57 yaşındaki Ali Kutluer, arıcılık zanaatına henüz çocuk yaşta adım attı. Hikaye, 13 yıl önce vefat eden babası Ömer Kutluer’e 34 yaşındayken ülser teşhisi konulmasıyla başladı. Çevresinin tavsiyesiyle tedavi sürecine balı dahil eden baba Kutluer, kısa süre sonra yapılan doktor kontrollerinde hastalığının iyileştiğini gördü. Kendi şifasını kendi üretmek isteyen Ömer Kutluer'in 1 kovanla başlattığı serüven, o sırada 6 yaşında olan oğlu Ali Kutluer'in de kaderini belirledi.

Babasının vefatının ardından yarım asırlık bu mirası devralan ikinci kuştan Ali Kutluer, bugün Uludağ’ın eteklerinde bulunan 60 kovanda yaklaşık 1 milyon 200 bin işçi arıyla çalışıyor. Bölgedeki 80'den fazla farklı bitki ve çiçek örtüsünden beslenen arılar, hiçbir dış müdahale olmadan, tamamen ağaç gövdelerinden oyulan kovanlarda kendi peteklerini örerek eşsiz bir lezzet ortaya çıkarıyor.

Yıllık ortalama 1 ton olan üretim kapasitesi, bu yıl arıların oğul vermesi sebebiyle 500 kilograma düşse de, üretilen doğal kara kovan balları İstanbul ve Eskişehir başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanından talep görüyor. Gelen yoğun talepleri karşılamaya çalışan Kutluer, bu sezon arı sütü, propolis, polen, kestane, çiçek ve çam balını harmanlayarak "atom" adını verdiği özel bir karışımı da ürün yelpazesine ekledi. Hayatı boyunca hiç doktora gitmediğini, zindeliğini ve sağlığını her gün tükettiği saf bala borçlu olduğunu belirten Kutluer, baba ocağında arıcılık geleneğini aynı sadakatle yaşatmayı sürdürüyor.

#BursaArıcılık #İnegöl #AliKutluer #KaraKovan #UludağBalı #DoğalŞifa #YerelÜretici #ArıSütü #Propolis




