Çarşamba akşamı yayımlanan Beyaz Saray memorandumuna göre ABD, 1992 yılında George H.W. Bush döneminde katıldığı ve Kongre tarafından onaylanan bu temel anlaşmadan ayrılan ilk ülke olacak.
İklim diplomasisinde tarihi kırılma
UNFCCC, fosil yakıt kullanımını doğrudan kısıtlamasa da atmosferdeki kirliliği "tehlikeli insan kaynaklı müdahaleleri önleyecek" seviyede tutmayı amaçlayan küresel bir çerçeve sunuyor. 1995 Kyoto Protokolü ve 2015 Paris Anlaşması gibi dönüm noktası niteliğindeki tüm müzakereler bu sözleşme çatısı altında yürütüldü. ABD'nin bu yapıdan ayrılması, ülkenin yıllık iklim kirliliği envanteri sunma zorunluluğunu ortadan kaldırırken, uluslararası iklim zirvelerine resmi katılımını da engelleyecek.
Trump yönetiminin gerekçeleri ve müttefiklerin tepkisi
Dışişleri Bakanı Marco Rubio yaptığı açıklamada, ABD'nin çıkarlarıyla çelişen veya "alakasız" kurumlara diplomatik sermaye harcanmayacağını belirtti. Eski Dışişleri Bakanı John Kerry ise bu hamleyi, "sorumluluktan kaçmak isteyen kirletici ülkelere ve Çin'e verilmiş bir hediye" olarak nitelendirerek sert bir dille eleştirdi. Kararın, iklim eylemini önceliklendiren ABD müttefikleriyle ilişkileri germesi bekleniyor.
Tasfiye edilen kuruluşlar ve hukuki belirsizlik
Beyaz Saray, "Amerikan çıkarlarına hizmet etmediği" gerekçesiyle 31'i Birleşmiş Milletler bünyesinde olmak üzere toplam 66 kuruluştan çekilme talimatı verdi. Listede yer alan bazı kritik kurumlar şunlardır:
IPCC: Nobel ödüllü Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli.
BM Su, BM Okyanuslar ve BM Nüfus Fonu: Küresel çevre ve sosyal yardım ağları.
Kadın Birimi (UN Women): Toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışan BM kuruluşu.
Küresel Terörle Mücadele Forumu: Güvenlik odaklı uluslararası iş birliği platformu.
Sözleşmenin 1992 yılında Senato tarafından onaylanmış olması, Trump'ın tek taraflı çekilme yetkisinin olup olmadığı konusunda hukuki bir tartışma başlatıyor.
Ancak Cumhuriyetçi çoğunluğun bu karara destek vermesi bekleniyor.




