MHP lideri Devlet Bahçeli'den Ayasofya açıklaması

MHP lideri Bahçeli, Yunan Bakan'ın tehditvari açıklamalarına sert tepki gösterirken, Ayasofya'nın cami olması ile ilgili yapılacak çalışmalara destek verdi. Bahçeli, "Çan sesi değil, Allah'ın izni ile ezan sesi yükselecektir" dedi. MHP lideri 3 ismin milletvekilliğinin düşürülmesiyle ilgili ise "Adaletin ve demokrasi ahlakının zorunlu bir gereğidir" dedi.

08 Haziran 2020 Pazartesi 14:06
MHP lideri Devlet Bahçeli'den Ayasofya açıklaması

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin, "Türkiye'yi Hedef Alan Sinsi, Sivri ve Stratejik Tehditlerle" ilgili yaptıkları yazılı basın açıklaması şu şekildedir: 

Türkiye'mizi kapsam ve hedefine alan stratejik tehditlerin mahiyeti çeşitlenirken, muhtevası hem çetrefilleşmekte hem de çetin bir hal almaktadır.

Milli hassasiyetlerimizi tahriş, milli haklarımızı taciz, milli haysiyetimizi tahrip etmek için sürekli tertip ve tezgâh kurgulayan iç ve dış odaklar ülkemizi köşeye sıkıştırmak amacıyla menfi ve menfur operasyonlarını devamlı güncellemektedir.

Türkiye düşmanları dört bir koldan ısrarla üzerimize gelmektedir.

Akıl, ahlak ve aidiyet ölçülerini tümden kaybetmiş işbirlikçi ve ihanet kafilesi milli birlik ve dayanışma ruhumuzu boğmak için hesap üstüne hesap yapmaktadır.

Gerçekleri çarpıtmak geldiğimiz bu aşamada imkânsızdır.

Türkiye'nin zafiyetini kollayan, açığını kovuşturan, olmayan acziyet ve ataletini konuşan çıkar lobisinin yerli ve yabancı uzantılarını bundan sonra gizleyip saklayacak hiçbir maske kalmamıştır.

Yağmura ve rüzgâra dayanıksız kâğıttan kaplandan farksız olan Türkiye muhaliflerinin tuzakları beyhude, iftiracı ve izansız taarruzları boşunadır.

Bunlar ne yaparsa yapsın muvaffak olamayacaklardır.

Feraseti yüksek aziz milletimiz karanlık niyetlerin, kapalı devre çalışan servis elemanlarıyla hıyanet figüranlarının ziyadesiyle farkında ve bilincindedir.

Geldiğimiz bu aşamada, Türkiye özet olarak şu ana başlıklarla ifade edilebilecek iç ve dış stratejik tehditlere direkt maruz ve muhataptır:

1 - Libya'daki haklı, hukuki ve meşru varlığımız dış güçleri rahatsız ettiği gibi, CHP'yi ve ittifak ortaklarını da telaşlandırıp ürkütmektedir.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'yle 27 Kasım 2019'da uluslararası hukuk kurallarına uygun şekilde imzalanan "Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası" ile "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası" bölgesel dengeleri etkilemekle kalmamış lehimize çevirmiştir.

Doğu Akdeniz'deki egemenlik haklarımız bu sayede güçlü olarak savunulmuş, bununla birlikte güvenceye kavuşturularak teyit ve tescil edilmiştir.

Türkiye tarihin sesine kulak vermiş, coğrafyanın mesajına dikkat kesilmiş, deniz ve kara sınırlarımız üzerinde kuşku uyandıran mesnetsiz şayia ve şaibelerin sabırla üstesinden gelmiştir.

Türkiye ile Libya arasında kurulan diyalog köprülerinin tarihsel, kültürel ve ülkesel müktesebata müzahir olacak şekilde tesisi ve temini sağlanmıştır.

Darbeci Hafter'in işgal ve yıkım girişimleri boşa çıkarılmıştır.

Kiralık tetikçilerin komploları çuvallamıştır.

Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri, hatta Suudi Arabistan gibi ülkelerin yanısıra iç işgal cephesi de Türkiye ile Libya arasındaki müspet ilişkileri asla hazmedememişlerdir.

CHP emperyalizmin sınır bekçisi olmak uğruna milli hedeflere kara çalmış, zalim planların tedarikçisi ve teşvikçisi konumuna göz göre göre düşmüştür.

Siyasetin ayrık ve ayıplı markası CHP'nin bu durumu yürek yaralayıcı, utanç vesikasıdır.

Libya'da Hafter'in mevzi kaybı, istila ettiği yerlerden aşama aşama çekilmek zorunda kalması Zillet İttifakı'nı sukutu hayale uğratmış, ters köşeye yatırmıştır.

Türkiye'nin kaybına umut ve siyasi ikballerini bağlayanlar küresel zulmün içimizdeki taşeronlarıdır.

Milli varlığımızın karşı kutbunda birleşen, bekamıza diş bileyen, pusu kuran, çevremizi önce boşaltıp sonra da kuşatmak isteyenler kandan nemalanan zalimlerdir.

Son gelişmeler heveslerin kursaklarda kaldığının ispat ve ilanıdır.

Ne var ki, Libya merkezli oyunlar bitmeyecek, pis senaryolardan vazgeçilmeyecektir.

Stratejik tehditlerin dozajında herhangi bir azalma bu ortam ve şartlar dahilinde oldukça zor ve zahmetli bir zamana ihtiyaç duymaktadır.

Türk milletinin dayatmayla Anadolu'ya çekilip içe kapanması, etrafındaki hadiselere ilgisiz ve iradesiz yaklaşması, herkes bilmelidir ki, vatanı orta ve uzun vadede tamiratı ve telafisi neredeyse imkansız risklere mahkum edecektir.

CHP-İP-HDP'nin istediği de budur.

KOVİD-19 sonrası yeni bir dünyanın çatısı örülüp kapısı aralanırken milli ve haklı davalarımızdan taviz vermemiz, tarihin gerisine düşmemiz, bizzat içinde olmamız gereken olayları yedek kulübesinden izlememiz düşünülemeyecektir.

Bu nedenle CHP yanılmıştır, yanlışa düşmüştür, yanlış ata oynamıştır.

CHP tutsak alınmış, FETÖ-PKK-küresel vampirlerin yörüngesine girmiştir.

İnanıyorum ki, emel ve eylem ortaklarıyla birlikte hukuki ve demokratik bedeli de mutlaka ödeyecektir.

2 - Ne işimiz var Libya'da, ne arıyoruz Suriye'de sorusunu soran gafiller süngüleri düşmüş, sadakatleri erimiş mağlup ve mankurtlardan başkası değildir.

Vatan müdafaasının sınır hattı Misak-ı Milli Haritası'nın son eşiğinden başlayacaktır.

Türkiye'nin haklarından, tezlerinden, ülkülerinden ödün vermesi milli şerefini tartışmaya açacaktır.

Mücavir toprak ve ülkelerdeki mevcudiyetimizin yegâne dayanağı uluslararası hukuk ve milli güvenlik mülahazalarıdır.

Bilinmelidir ki, sınır ötesinde bulunduğumuz meskûn mahallerden geri dönersek, tehditlere boyun eğersek, eşzamanlı şekilde Türk vatanına hainler ve zalimler hücum edecektir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner10

banner12

banner9