Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zalim rejimi de durduracağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Hacı Bayram Veli Üniversitesi Kongre Merkezi'nde düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Erdoğan, "Bu millet PKK'nın, DEAŞ'ın saldırılarına karşı nasıl göğsünü siper etmişse bugün Türkiye aynı sebeple İdlib'dedir. DEAŞ, PKK, FETÖ'yü nasıl durdurduysak zalim rejimi de aynı akıbete uğratacağız" dedi.

02 Mart 2020 Pazartesi 17:47
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zalim rejimi de durduracağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Hacı Bayram Veli Üniversitesi Kongre Merkezi'nde düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Burada toplanan kalabalığa seslenen Erdoğan, İdlib'deki operasyonların meselenin sağduyu ve sulh yoluyla çözülmesini arzu edildiği için sınırlı şekilde sürdürüldüğünü, bu amaçla diplomasi kanallarını son ana kadar etkin şekilde işletmek için çalışılıp çabalandığını söyledi. Erdoğan, meselenin ülke açısından taşıdığı önemi her defasında muhataplara ilettiklerini ancak niyetin yanlış anlaşıldığının görüldüğünü belirterek, "Bunun üzerine operasyonlarımızı 34 askerimizi şehit verdiğimiz 27 Şubat itibarıyla rejimin tüm unsurlarını hedef alacak şekilde kapsamlı hale getirdik. Bu operasyona da Bahar Kalkanı Harekatı adını verdik. Daha önce Fırat, Zeytindalı, Barış Pınarı Harekatlarıyla neyi amaçlıyorsak bu harekatta da aynı gayeyi güdüyoruz. Sınırlarımızın terör örgütleri ve gözünü ülkemizin topraklarına dikmiş zalim bir rejim tarafından kuşatılmasını, milyonlarca sığınmacının yükünü kalıcı bir şekilde üzerimize yıkılmasına izin vermemekte kararlıyız. Daha İdlib şehitlerimizin cenazelerini kaldırmadan rejime tarihinin en ağır kayıplarını verdirerek 'bismillah' dedik. Bizim kan dökülmemesi, can yanmaması konusundaki hassasiyetimizi zafiyet veya çekingenlik olarak görenlere gerçek gücümüzü göstermeye daha yeni başlıyoruz. Şu ana kadar rejimin verdiği insan veya araç gereç kayıpları sadece bir başlangıçtır" dedi.

'YERLE YEKSAN ETMEK BOYNUMUZUN BORCUDUR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gerektiğinde baş veren ama baş eğmeyen büyük bir devlet olduğunu vurgulayarak, işlerin bu noktaya gelmesinden dolayı üzgün olduklarını kaydetti. Bunun müsebbibinin arkalarına almış oldukları güçlerin gölgesini kendi cüsseleri sanarak Türkiye'ye meydan okuyanlar olduğunu söyleyen Erdoğan, "Her biri canımızdan birer parça olan askerlerimizin hayatına kastedenleri yerle yeksan etmek boynumuzun borcudur. Yaşananlardan ibret almayanların bizi hala gözlem noktalarımıza saldırmakla tehdit etmeleri, akıllarının başlarına gelmediğine işaret ediyor. Şayet bir an önce Türkiye'nin belirledikleri sınırların dışına çıkmazlarsa bir süre sonra omuzlarının üzerinde o başlar da kalmayacak. Rusya'ya ve İran'a bir kez daha sesleniyorum; Suriye'de bizim sizinle herhangi bir derdimiz yok. Türkiye'nin Suriye'deki mücadelesi ne toprak kazanma gayretidir. Biz Suriye'de hem bu ülkeden kaçarak ülkemize yönelen milyonlarca kişinin yol açtığı insani krizi çözme hem de topraklarımızın güvenliğini sağlama mücadelesi yürütüyoruz. Her iki meselede bizim için hayati öneme haizdir" diye konuştu.

'ARTIK TEK TARAFLI FEDAKARLIK DÖNEMİ BİTTİ'

Türkiye'nin 9 yıldır sığınmacıların yükünü tek başına üstlendiğini, bu yükü 9 yıldır tek başına Türkiye'nin üstlendiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şimdi batı hesap verecek. Nereye? Dünya Yüksek Mülteciler Komiserliğine. Çünkü, mültecilere şu anda takındıkları tavır; gaz bombası atmak suretiyle, yeri geldiği zaman gerçek bomba atmak suretiyle yıldırmaya çalışanlar bunun uluslararası camiada da hesabını vermek zorunda kalacaklar. Sınırlarımızı açtığımız saatten beri Avrupa'ya yönelenlerin sayısı yüz binler oldu, daha da olacak. Bu sayı yakında milyonlu rakamlarla ifade edilecek. Şimdi hepsi de sınırlarımızı açtığımız için feryat ediyorlar. Ya bu insanları kendi topraklarında onurlu bir hayata kavuşturacağız ya da herkes bu yükten payına düşen nasibi alacak. Artık tek taraflı fedakarlık dönemi bitti. Lafa gelince ülkemize destek beyanında bulunan diğer devletlerin de aslında kıllarını bile kıpırdatmadan gelişmeleri takip ettiklerini biliyoruz. Güya uluslararası düzeyde barışı, huzuru güvenliği tesis için toplantı yapmak, kınamak dışında hiçbir işe yaramıyorlar. Türkiye mücadelesini herhangi bir ülkeye kuruma güvenerek değil kendi yürek, bilek, insanına dayanarak yürütmektedir."

'REJİMİ DE AYNI AKIBETE UĞRATACAĞIZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'de ne Rusya'yı ne İran'ı doğrudan hedef almadığını kaydederek, şunları söyledi:

"Harekâtımızla sadece askerlerimizin kanını döken rejim unsurlarını imha ediyoruz. Bu hassasiyetimize de saygı gösterilmesini bekliyoruz. Türkiye her meselesini olduğu gibi Suriye'deki sorunu da kendi imkânlarıyla çözecek irade ve kapasiteye sahiptir. Böyle günler aynı zamanda gerçek dostların ve sinsi düşmanların ayırt edildiği dönemlerdir. Burada önemli bir hususun altını çizmek istiyorum. Bu mücadele bizim şahsi tercihimizde değil, milletimizin topyekûn iradesiyle yürütülmektedir. Suriye'de oynanan oyunu milletimizle birlikte gördük, teşhis ettik ve karşı hamlemizi yaptık. Bu millet 15 Temmuz'da niye sokağa çıkmışsa, bugün de Türkiye aynı sebeple Suriye'dedir. Bu millet PKK'nın, DEAŞ'ın saldırılarına karşı nasıl göğsünü siper etmişse bugün Türkiye aynı sebeple İdlib'dedir. DEAŞ, PKK, FETÖ'yü nasıl durdurduysak zalim rejimi de aynı akıbete uğratacağız."

'ŞEHİTLER TEPESİNİN NE ANLAMA GELDİĞİNİ BİLMİYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek, "Kimsenin, 'Suriye'de Rusya'nın, Amerika'nın, İran'ın, Fransa'nın ne işi var?' dediğini duydunuz mu? Duymadınız. Ama iş Türkiye'ye gelince hemen, 'Suriye’de ne işimiz var' yaygarasını basıyorlar. Kimler olduğunu biliyorsunuz. Sizden ricam sakın 'Suriye'de ne işiniz var?' diyenlerden olmayın. 'Esad ülkesini savunuyor' diyebilecek bir noktaya savrulan CHP Genel Başkanının, 'söz veriyorum biz gelirsek şehitler tepesi boş kalacak' ifadesi de bu zihniyetin yansımasıdır. Bu kişinin şehitlik kavramı ve şehitler tepesinin ne anlama geldiğini bilmediğini görüyorum. Çünkü bilmeden söylüyorsa en fazla cehaletini sergilemiş olur. Fakat şehitliğin ne olduğunu, şehitler tepesinin neyi ifade ettiğini bilerek bu sözü söylüyorsa ortada gerçekten vahim bir durum var demektir" diye konuştu. 

'SEN ŞEHİTLİĞİ BİLMEZSİN'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin geçmişini bilmediğini savunarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bay Kemal sen kendi partinin geçmişini dahi bilmiyorsun. İki de bir 'bu partinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk' diyorsun. Şimdi sana sesleniyorum; Gazi Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale'de askerlerimize 'Ben sizlere ölmeyi emrediyorum' diyordu. Bay Kemal sen partinin geçmişinden bile bihabersin. Biz bu şehitleri ta Bedir'de, Uhud'da, Hendek'te, Selçuklu'da, Osmanlı'da, Cumhuriyet döneminde, Çanakkale'de verdik. Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz, Bay Kemal. Ama sen şehadeti bilmezsin. Sen şehitliği bilmezsin. Bunu anlaman da mümkün değil. Bize düşen görev; tuttuğu bayrak belli olmayan, şehadet nedir, şehit kimdir bilmeyenlerin gerçek yüzlerini hep beraber milletimize anlatmalıyız. Bunlara verilecek en güzel cevabın, devlet ve millet olarak tüm gücümüz ve imkanlarımızla yürüttüğümüz mücadeleyi zafere ulaştırmak olduğunu biliyoruz."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner10

banner9