Başkan Erdoğan’dan 12. Büyükelçiler Konferansı'nda önemli açıklamalar.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki 12. Büyükelçiler Konferansı'nda önemli açıklamalarda bulunan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Salgınla birlikte dünya yeni bir yol ayrımına geldi, uluslararası kuruluşlar yeni dönemi okumakta yetersiz kalıyor." ifadelerini kullandı. Başkan Erdoğan, "Doğu Akdeniz'deki araştırma faaliyetlerinden yakında müjdeli haberler alacağımıza inanıyorum." dedi. Erdoğan, Batı'da yükselen İslam düşmanlığı ilgili de, "Devlet başkanlığı nezdinde teşvik ediliyor, destekleniyor." diye konuştu.

09 Kasım 2020 Pazartesi 16:46
Başkan Erdoğan’dan 12. Büyükelçiler Konferansı'nda önemli açıklamalar.

Çevrimiçi de olsa sizlerle bir araya gelmeyi arzu ettim. Gerek büyükelçilerimiz, gerekse danışmanlarım hep birlikte bu salonda bir aradayız.

Büyükelçilerimiz olağan görevlerinin yanı sıra Koronavirüs salgınıyla da mücadele etmek zorunda kaldı.

MUHALEFETİN BİZİ ÇEKMEK İSTEDİĞİ TUZAĞA DÜŞMEDİK
Bu salgın dünya genelinde üstü örtülen birçok çarpıklığın gün yüzüne çıkmasını da sağladı. Maddi zenginliğin sosyal adalet ve refaha yetmediği acı şekilde tecrübe edildi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği avantajları en verimli şekilde kullanarak süreci yönettik. Muhalefetin bizi çekmek istediği tuzağa düşmedik.

Sadece sınırlar içinde değil, yurt dışında bulunan insanlarımızı da sahipsiz, çaresiz bırakmadık.

Sizlerin ve ekiplerinizin olağanüstü çabalarıyla, yurt dışında zor durumda kalan vatandaşlarımıza devletimizin yardım elini uzattık.

141 ülkeden 100 binden fazla vatandaşımızı ailesiyle buluşturduk. 155 ülkeye ve 9 uluslararası kuruluşa tıbbi yardımda bulunduk.

ULUSLARARASI KURULUŞLAR YENİ DÖNEMİ OKUMAKTA ÇARESİZ KALIYOR
Salgınla birlikte dünyanın yeni bir yol ayrımına geldiğini görüyoruz. Uluslararası kuruluşlar yeni dönemi okumakta çaresiz kalıyor.

Mücadelemiz henüz bitmiş değil. Hastalığın bir süre daha hayatımızı etkileyeceği anlaşılıyor. Ne zaman biteceği belli değil. Hasta ve vefat sayılarının ürkütücü boyutlara ulaştığını görüyoruz.

Bu dönemi de kendi özgün politikalarımızla yönetmeye çalışıyoruz. Karamsarlığa kapılmadan, dengeli, uygulanabilir anlayışla hareket ediyoruz.

'TAMAM' diye sloganlaştırdığımız Temizlik-Maske-Mesafe kurallarına riayet ederek bu sıkıntılı sürecin üstesinden geleceğiz.

KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESİYORUZ
Haklı yerine güçlüyü, çoğunluk yerine bir avuç azınlığı, fakir yerine zengini koruyan mevcut küresel sistemin devam etmesi mümkün değildir.

Ülkemize ve milletimize yeni pişmanlıklar yaşatmamakta kararlıyız.

Ülkemizin yeni dönemin kurucu iradelerinden olması için var gücümüzle çalışıyoruz.

Müttefiklik ilişkilerinin terör örgütlerinin ihtiraslarına kurban edildiği, demokrasi havarilerinin demokrasinin canına kast ettiği herkesin başının çaresine baktığı tabloda biz de kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz.

LİBYA HALKININ YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Suriye'de sadece teröristleri sınırımızdan uzaklaştırmakla kalmadık, 411 bin Suriyeli kardeşimizin de memleketlerine dönüşünü temin ettik.

4.5 milyon mülteciyi ülkemizde barındırıyoruz. Bir o kadarının da Suriye'de bakımını yapıyoruz. Sadece Türkiye bunu yapıyor.

Dünyada garip gurabanın yanında olduğunu söyleyenlerin böyle attığı bir adım yok.

Bu kapitalist ekonominin temsilcileri olanlar, bunların hiçbirinin böyle attığı bir adım yok. Ama Türkiye insani ve vicdani olarak bu adımı atmış, atmaya da devam edecektir.

Bugün Libya'da siyasi çözüm umutları yeniden yeşermişse, bunda Türkiye'nin zamanında yaptığı müdahalenin çok ciddi katkısı bulunuyor.

Libya halkının yanında olmaya devam edeceğiz.

MÜJDELİ HABERLER ALACAĞIMIZI ÜMİT EDİYORUM
Doğu Akdeniz'deki her türlü gelişmenin yükünü taşıyan ülkemizin, doğal kaynaklar söz konusu olduğunda yok sayılmasına rıza gösteremezdik.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın provokasyonlarına rağmen Doğu Akdeniz meselesinde sabırlı, soğuk kanlı davrandık.

Haklı olmanın özgüveniyle hareket ediyor, müzakere masasından kaçmıyoruz.

AB'nin Türkiye'yi kendinden uzaklaştıran stratejik körlükten bir an önce kurtulmasını ümit ediyoruz.

Şantaj dilinin fayda sağlamayacağı artık anlaşılmalıdır.

Karadeniz'de keşfettiğimiz 405 milyar metreküplük doğalgaz rezervi bu konudaki irademizi daha da güçlendirmiştir.

İnşallah Doğu Akdeniz'deki araştırma faaliyetlerinden de müjdeli haberler alacağımızı ümit ediyorum.

BİR KERE YÜKSELEN BAYRAK BİR DAHA İNMEZ
Azerbaycan topraklarının işgal edilmesine sessiz kalamazdık.

MİNSK 3'lüsü her türlü ihtimallerle bizim Azeri kardeşlerimizi Azeri Türklerinin ifadesiyle 'kaçkın' yaşattı.

Hep oyalamaca... Hep oyalamaca... Bunu kendileriyle konuştuğumuzda da bize bir çözüm üretmediler. Çözüm üretmek gibi bir dertleri de yoktu.

Azeri kardeşlerimiz şimdi kendi göbeklerini kendileri kesti ve işi bitirdi.

Biz gözleri yaşlı olarak dün İlham Aliyev kardeşimizin Suşa'nın düşüşünden sonra yaptığı açıklamaları ekranda izledik. İşte 2 devlet tek millet olmanın aşkı budur.

Şuşa'nın işgalden kurtarılmasıyla sevincimiz ve umutlarımız artmıştır. Karabağ'daki işgal bitene kadar mücadele bayrağı inmeyecektir

'Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez.' İnmeyecektir.

İlham Aliyev başta olmak üzere tüm Azerbaycanlı kardeşlerimi tebrik ediyorum.

Başta Kelbecer ve Laçin olmak üzere buralar da sahiplerine inşallah teslim edilecektir.

İSLAM DÜŞMANLIĞI DEVLET BAŞKANLIĞI NEZDİNDE DESTEKLENİYOR
İslam düşmanlığı devlet başkanlığı nezdinde teşvik ediliyor, destekleniyor.

İslam düşmanlığıyla mücadele etmek, hem inancımızın hem de yurt dışındaki vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun gereğidir

Türkiye'nin sınır dışı ettiği yabancı terörist savaşçıların Batılı ülkelerde elini kolunu sallayarak eylem yapmalarını anlayamıyoruz.

BÜROKRASİMİZİN VATANDAŞA TEPEDEN BAKAN KİBİRLİ TAVRINA SON VERDİK
Önümüzdeki yıl sonu veya 2022 başında New York'taki daimi konsolosluk, Başkonsolosluk binamızı bitirmiş olacağız.

Oradaki dev hizmet binamızla bu hizmetlerimizi çok daha etkin, çok daha farklı bir şekilde yürüteceğiz.

Bu da bizim dünyada geldiğimiz yeri göstermesi bakımından çok önemlidir.

Ülkemiz artık eski alışkanlıklarıyla geleceği inşa edemez.

Bürokrasimizin vatandaşa tepeden bakan kibirli tavrına son verdik.

Siyasetin, ekonominin, iletişimin, insan ilişkilerinin kökten değiştiği bir iklimde, devlet bürokrasisinin de değişmesi kaçınılmazdır"

12. BÜYÜKELÇİLER KONFERANSI
Türkiye'nin dünyanın dört bir yannındaki büyükelçilerinin bir araya geleceği 12'nci Büyükelçiler Konferansı bugün başlıyor. Konferans, salgın sebebiyle bu yıl ilk defa karma bir formatta gerçekleştirilecek.

Dışişleri Bakanlığı tarafından yurtdışında ve merkez teşkilatında görevli tüm büyükelçilerin katılımıyla her yıl düzenlenen Büyükelçiler Konferansı 9-10 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Doğu Akdeniz'den Azerbaycan'a, salgınla mücadeleden FETÖ ile mücadeleye Türk dış politikasının tüm başlıkları 2 gün boyunca Ankara'da ele alınacak.

"MİLLİ EGEMENLİĞİN 100'ÜNCÜ YILINDA TÜRK DİPLOMASİSİ: GELENEKTEN GELECEĞE"
Konferans koronavirüs salgını sebebiyle bu yıl ilk defa karma bir formatta yapılacak. Konferansta, merkezdeki büyükelçiler Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde hazır bulunacak. Yurtdışındaki büyükelçiler ise konferansa çevrimiçi olarak katılacak.

2008'den bu yana düzenli olarak gerçekleştirilen konferans bu sene "Milli Egemenliğin 100'üncü Yılında Türk Diplomasisi: Gelenekten Geleceğe" temasıyla düzenlenecek.

Büyükelçiler önce Dışişleri Şehitliği ile Anıtkabir'i ziyaret etti. Konferans Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasıyla başladı.

10 Kasım'da da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu büyükelçilere hitap edecek. Konferans, dış politikanın eş güdüm ile planlaması açısından önemli bir işlev görüyor

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.