Baroların saltanatı sona eriyor

Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin, Meclis Başkanlığına sunulmasıyla birlikte imtiyazlarını kaybedecek barolar, bazı üyelerini organize edip yollara düşürdü. Bazı baro üyeleri perde gerisinde devasa bir ekonomik-siyasi rantı kaybetme telâşını hissetmeye başladı. Yeni yasa ile İstanbul, Ankara ve İzmir gibi on binlerce üyesi bulunan baroların gelir kaynakları bölünecek. Çoklu sistemle, siyasete ayar verme devri de tarih olacak.

30 Haziran 2020 Salı 19:38
Baroların saltanatı sona eriyor

CHP'nin darbe tehdidi ve toplumun sinir uçlarına yönelik provokatif eylemlerin ardından bu kez de 'barolar' sahneye çıktı. Bazı barolar 'demokrasi' ve 'savunmanın bağımsızlığı', 'savunma siyasallaşacak', 'çoklu baro yandaş baro' gibi söylemlerle Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya yürüdü. Başkent girişinde bazı girişimlerde bulunsalar da valilik ve emniyet dün aldığı kararlarla provokasyona geçit vermemişti.

Rant kaybı baroları ayağa kaldırdı

Barolar yasanın gündeme geldiği ilk günden beri 'demokrasi ve savunma bağımsızlığı' gibi söylemlerin arkasına sığınsa da, perde gerisinde milyonlarca liralık ekonomik rant ile siyasi ayrıcalıkları kaybetme korkusu var. Barolar, aidat ve her vekaletnameye yapıştırılan 'baro pulu' ile milyonlarca lira gelir elde ediyor. Örneğin avukat başı yıllık 451 TL aidat alan İstanbul Barosu'nun 47 bin üyesi bulunuyor. Sadece üyelerden baronun kasasına yıllık 22 milyon liraya yakın para giriyor. Açılan her dosyadan da barolara 12 TL baro pulu ücreti alınıyor. İstanbul'da senede 100 bin civarında dosyadan 1 milyon 200 bin liraya yakın gelir elde ediliyor.

Toplanan bu paraların nereye harcandığı ise tam bir muamma. Çoklu baro sisteminin gelmesiyle bu gelir bölünecek. Baro başkanlarının üyelerinden aldığı paralarla hüküm sürme dönemi tarih olacak. Çoklu sistemle, ana muhalefet partisi gibi hareket eden büyük barolardaki siyasi ve ideolojik tekel de kırılacak. Bu baroların siyaset kurumuna ayar verme dönemi sonsuza dek kapanacak. 28 Şubat sürecinde verdiği hukuk mücadelesi ile tanınan Avukat Hüsnü Tuna, baroların imtiyazlarını kaybetmemek için yürüdüklerini söyledi.

Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi Başkanı Av. Mehmet Sarı da baroların mevcut yapısının mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Baroların öncelikle üyelerinin hak ve menfaatlerini korumakla sorumlu olduğunu aktaran Sarı, "Fakat Türkiye'deki baro uygulamasına baktığımızda özellikle bazı barolarda ideolojik bir saplantı var. Muhalefetin açığını kapatma çabası içerisindeler. Baroların asıl görevleri olan üyelerine yönelik ya da hukukun geliştirilmesi adına çalışmaların yapılmadığı gözüküyor" dedi.

Kanun teklifinin tam metni şu şekildedir:

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner10

banner9