Hukuk öğrencilerine özel akademi

Geçtiğimiz aylarda düzenlediği ekonomi akademisi ile üniversite öğrencilerine yönelik akademik ihtisas programı düzenleyen ilk düşünce kuruluşu olan TESAM (Ekonomik, Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi) bu kez Hukuk Akademisi ile bir ilke daha imza attı.

Hukuk öğrencilerine özel akademi

Geçtiğimiz aylarda düzenlediği ekonomi akademisi ile üniversite öğrencilerine yönelik akademik ihtisas programı düzenleyen ilk düşünce kuruluşu olan TESAM (Ekonomik, Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi) bu kez Hukuk Akademisi ile bir ilke daha imza attı.

16 Mart 2019 Cumartesi 13:21
Hukuk öğrencilerine özel akademi

Düşünce kuruluşu olarak Türkiye ve dünyada önemli bir yeri olan TESAM, Bursa’da bir ilke daha imza atarak, gerçekleştirdiği hukuk akademisi ile üniversite öğrencilerinin geleceğine ufuk açtı. Yüzlerce başvurunun arasından başarı kriterlerine göre 8 üniversitenin hukuk fakültesinden seçilen 35 öğrencinin katıldığı “İnsan Hakları, Hukuk Süreci ve Uygulama” konulu TESAM Hukuk Akademisi 7-10 Mart tarihleri arasında TESAM Genel Merkezi’nde düzenlendi. Akademide İnsan hakları konusu, felsefi temelleri, uluslararası hukuk, anayasa hukuku ve ceza hukukuna bakan boyutu ile ele alındı. Hukuk akademisi 4 günde 10 oturum şeklinde gerçekleşti. Alanında uzman 8 akademisyen ve önemli davaların avukatlığını yapan 2 hukukçunun ders verdiği akademide ayrıca katılım sağlayan öğrencilere sertifika verildi.

‘TESAM TÜRKİYE’NİN BEYİN GÜCÜNE KATKIDA BULUNUYOR’

Programın açılış konuşmasını yapan TESAM Başkan Yardımcısı Yıldırım Deniz, TESAM’ın sosyal bilimler alanında çalışmalar yürüten bir düşünce kuruluşu olduğunu ancak diğer düşünce kuruluşlarından farklı olarak Türkiye’nin yetişmiş beyin gücüne katkı sunmayı amaçladıklarını söyledi. Bu doğrultuda yüksek lisans ve doktora seviyesinde öğrenciler yetiştirdiklerini de belirten Deniz, TESAM Hukuk Akademisi’nin bu amaca hizmet eden bir program olduğunu vurgulayarak, Türkiye’den yargıya dair bir takım sayılar da paylaştı.

‘HUKUK ALANINDA ÇALIŞAN AKADEMİSYEN SAYISI YETERSİZ’

Bugün Türkiye’de 84 hukuk fakültesinde okuyan 72 bin civarında öğrenci, 116 bin avukat, 17 bin hakim ve savcı olduğunu buna karşın hukukçu profesör sayısının 383, hukukçu akademisyen sayısının ise toplamda 2000 civarında olduğunu tahmin ettiklerini söyledi ve hukuk alanında akademik bir yetersizlik olduğunu vurguladı.

‘ÖZGÜRLÜK – GÜVENLİK DENGESİ VE HUKUK EKONOMİ İLİŞKİSİ’

TESAM Başkanı M. İlyas Bozkurt ise,  özgürlük güvenlik dengesinin ekonomi üzerindeki etkisini anlattığı sunumunda Türkiye’nin hukuk endeksi ve ekonomideki büyümesi arasında doğru bir orantı olduğunu grafiklerle gösterdi. Sermayenin hukuk devletini aradığı ve dünyada hukukun üstünlüğü endeksinde üst sıralarda olan ülkeleri tercih ettiğini belirten Bozkurt, güçlü bir ekonomi için yapılacak reformların başında hukuk reformunun geldiğini söyledi.  Demokratik bir hukuk devleti için, bağımsız parlamento, bağımsız medya ve güçlü bir sivil topluma ihtiyaç olduğunu da vurgulayan Başkan Bozkurt, bunun için insan haklarını esas alan ve seküler laikliği benimseyen bir anayasanın şart olduğunu belirtti. Sunumunda ayrıca “Altın Üçgen” olarak tanımladığı inanç, fikir ve teşebbüs hürriyetinin güvence altında olmasının hayati önemine de değinen TESAM Başkanı, oturumun son bölümünde öğrencilerin sorularını cevapladı.

“ULUSLARARASI HUKUK GÜÇLÜLERİN HUKUKUDUR”

TESAM Yüksek İstişare Heyeti Başkanı Prof. Dr. Hasan Köni de İnsancıl Hukukun Gelişimi ve Dünyada İnsan Hakları konulu sunumunda, “Uluslararası hukuk güçlü devletlerin hukukudur, güçlü olan maalesef hukuk tanımıyor, özellikle insancıl müdahale kavramını ortaya çıkaran ABD bu kuralı kendi işgallerine meşruiyet aracı olarak kullanıyor, bunun en güzel örneği Irak işgalidir” dedi.

‘1921 RUHU İLE YAPILAN BİR ANAYASAYA İHTİYAÇ VAR’

Anayasa Mahkemesi Eski Raportörü Prof. Dr. Osman Can ise Türk Anayasaları ve İnsan Hakları konulu sunumunda 1924, 1961 ve 1982 Anayasaları’nın hepsi aynı zihniyet ile yapıldığını belirterek, şunları söyledi: “İnsan hakları geniş çerçevede tanımlanmıştır, ancak 1921 Anayasası hepsinden farklı olarak mecliste oy birliği ile kabul edilmiştir. Siz toplumun her kesimini içine alacak ve 1921 ruhunu yansıtacak bir anayasa yapmayı başarabilirseniz hiçbir insan hakkını anayasanızda tanımlamasanız dahi insan hakları ihlalleri olmayacaktır, çünkü toplumsal sözleşme halkın iradesini gerçek anlamda yansıtacaktır” dedi.

‘TÜRKBAĞ’DAN İNSAN HAKLARI ARGÜMANTASYONU’

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi ABD Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ulvi Türkbağ kurgulanmış bir olay olan ünlü speluncean gezginleri olayı üzerinden bir insan hakları argümantasyonu ve “insan hakları istisnasız herkese tanınan kayıtsız, şartsız, etik güvencelerdir” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.